Günese Yakilan Türküler.....

24/12/2009 - hosgeldin ziyaretime....


Hoşgeldin ziyaretime.... sefalar getirdin..... Geç otur hadi herzamanki yerine... yani baş köşeye...

yerin hala sıcak... hiç gitmemiş gibi... hiç terk etmemiş gibi... Herşey sımsıcak... bir tek şu yüzüme astığım tebessüm var ya o biraz soğuk... biraz yapmacık... zoraki biraz... sahte azıcık.... 

 

birer kahve içelim kafam biraz dağınık... birer kahve hani şu herzamankinden... hani var ya kırk yıl hatrı olmayanından ki kimsenin kahrını çekemezsin sen kırk sene... vebal kalmasın üstünde... zaten bende hatır gönül yıkık... hiç girmeyelim o meselelere....

 

Kalbim bir kırık ki sorma.... yamamaya parça yetmiyor... şu çocuk gülüşleri de olmasa... yaşamaya değer değildi dünya.... Bir ateş çemberi ortasına atılmış bir akrebin yapacağı son çareydi yaptığım... kendini zehirlemek... yanmamak uğruna... ben en zayıf yanımdan vuruldum... korkularımı anlattıysam... içimi açtıysam... en zayıf yanlarımdan tuzaklar kurulsun diye değildi... en hassas yanlarımdan vurulsun diye değildi... ben seni ben sandım....en büyük hatayı da orda yaptım... en zayıf yanımdan vuruldum... en hassas... en olmadık... en akla sığmadık yanımdan... SEN yanımdan......

 

Tabi ya hiç girmeyecektik biz bu meselelere... 

 

Yeni yılda yaklaştı bak.... Bir kar var burda inanamazsın... herkes sokakta ... kartopu oynuyorlar... geziyorlar... ben çıkamıyorum... hastayım... öyle seyrediyorum pencereden dışarıyı... hayatı seyrettiğim gibi....küçük dünyamda... başka ne olsun... yeni yılda hediyeyi kapan gelecek şimdi... hani doğum günüm ya... ona canım sıkılıyor... hani şuanki tebessüm var ya yüzümdeki... onu tekrardan kaldırdığım raflardan çıkarıp yüzüme takacağım... milleti kandıracağım...

 

ah ne büyük yalancıyım ben... sen derdinde inanmazdım.... işte ispatı..

 

yazdığım şiirler vardıya imha ettim hepsini... şiir yazmak tehlikeli iş... insanı ipe götürür mazallah... bu devirde öyle bişey olmaz deme... düşünce suçu diye bişey var hala...sevme suçu diye birşey var... ne adi suçtur o... temizlenmez leke gibi durur alnında... onun için bi suç işliyorsa insan delil bırakmamalı ardında...

 

 herneyse bıraktım şiir yazmayı... böyle lay lay lom yazıyorum arada.... hayat zaten bir laylaylommuş... aslında şiir yazılası hiçbir durum yokmıuş... satılıkmış aşk denen şey hem de pek bir ucuzmuş.... 

 

 Hayat ... bir varmış bir yokmuş.....

 

Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş.... sen de öyle kal... bir yanı hoş...bir yanı boş... bir yanı buruk... bir yanı gerçek.... bir yanı yalan... 

 

bir yanı seda.... bir yanı sukut.....

 

Uykum geldi bak .... gözlerim kapanacak birazdan... giderken ses etme emi... kapıyı çarpmadan git...

 

duymayayım gittiğini... bilmeyeyim.... hissetmeyeyim..

 

uykularım kaçar.....

 

Kıyametim kopar.... 

 

herzamanki gibi git....

 

gidiyorum demeden...

 

veda bile etmeden.....

 

Güle güle.....

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : hosgeldin,ziyaret

20/12/2009 - Nice ayrılıklara......


sanki bütün iyimserliğimizle Amin dediğimiz olmayacak bir dua'ymışız biz.. ama ben öyle inanarak Amin demişim ki... sen unutmanın yollarında epey ilerlemişken ben hep bıraktığın yerde beklemişim..... 

 

çok zaman kulağım kirişte haber bekledim... gözlerim yolda... ellerim duada... onursuzlaşarak kendime... affederek tüm yüz çevirişleri... bütün suçları üstlenerek... sanık sandalyelerinde ben ... sorgulayarak kendimi ... kaç zaman gün yüzü görmeden.. bir yandan kızıp aymazlığına gönlümün öbür yandan bana kızan beni yerden yere çalarak... kaç geceyi sabaha çıkardım işkenceler eşliğinde....

 

bitti işte....

 

acının en son noktası....

 

Sonrası hissizlik..... 

 

Nasıl korkunçtur bilirmisin içinde öldürdüğün içinde öldüğün  bir adamla rüyanda sevişmek... işte öyle korkunç...  öyle ceset soğukluğunda... öyle hissiz beynimin içindekiler....

 

Gel demedim sana hiç... içimden gelmedi ... gelseydin de farketmezdi... kangren olmuş bir sevdayı kurtarmaya gücü yetmezdi kimsenin ... söküp atılmalıydı her yanını sarmadan... sen de bunu seçtin belki... ya da hiç sevmedin... ne farkeder ki... Ayrılıklar toplamı değil mi zaten ömürlerimiz...ha  bir eksik bir fazla ne fark eder... sen de haklısın....

 

_sen kimsin_  sorusuna çok cevap aradım sonradan.... Galiba ben kırmızı başlıklı bir kızdım sen beni prenses sandın.... yani hep boşunaydı öpmelerin....

 

Bir varmış bir yokmuş.... Varmış kısmı bir nefeste okunmuş yokmuş kısmına takılı kalınmış bir masalmışız biz.... Ben yokmuşum.... Zaten hiç olmadım ki ...Ne hayatının içine aldın beni ne de tamamen dışına attın...Atmosferle evren arasında gezinen bir bulutmuşum ben... Ne zaman hayatına girmek istesem şimşek olup çakmışım.... ya canımı ya canını yakmışım...

 

Kimisi doğru bildiği yoldan gider .. Kimisi mecbur kaldığı yoldan.. ikisinin arasındaki fark tartışılmaya müsait ince bir çizgidir aslında... öyle incedir ki hangimizin hangi yolda yürüdüğü bakan göz ve baktığı pencere kadar degişkendir....

 

Biliyormusun en çok susmak yakışırdı sana.... ve sen sana yakışanı yaptın hep... ölüm gibi sustun ki ölümde yakışan bir eylemdir insana... Ve ayrılık ... ölümün küçük kardeşi ne güzel durdu üzerimizde .. Ne çok yakıştı bu ayrılık yüreğimize... en az AŞK kadar...

Hadi kutlu olsun o zaman...

Nice ayrılıklara......

 

KRDLN 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : nice,ayriliklara

14/12/2009 - Bizi Vurdular....


seni vurdular...
Bir aralık akşamında,

"vurulmasın insanlık" adına döküldüğün yollarda..
Kana susamış yarasalar gibi üstüne üşüştüler..
Bir köpek sürüsü kadar çoktular onlar,
Bizse bir avuç insan...
 
Seni vurdular...
Gövden toprağa yığıldığında
perçemin kapattı çocuk yüzünü
Kan sıçradı aksamın karanlığına..
Sen üşüdün.. üşüdün ölürken..
Sen ölürken ölüm üşüdü..
Ve gamzelerinde dondu gülüşün..
 
Seni vurdular..
Bir karıncayı bile öldürmemiştin oysa,
Silahsızdın, savunmasızdın
Açtın üstelik
ölümüne tutulan oruçlar gibi yorgun,
körpe bedenine girerken kalleş biçak uçları
Sen titredin... ölürken titredin..
ölüm titredi senin önünde...
 
Seni vurdular...
Sormadan, yargılamadan, hayvanlaşarak,
En hain pusuların ortasında üryan
yasamak istedin delice ölürken
ve ölüm utandı kendinden, sen ölürken..
 
Seni vurdular...
Ve kaçtılar korkakça,zafer naralarıyla
Onların mahkemede kocaman dayısı vardı,
Sense kimsesizdin...
O yüzden bütün failleri meçhuldü cinayetinin...
 
Seni vurdular..
Ve biz kaybettik herzaman..

Bana da yer aç yildizlar diyarindan 
ey dost yüzlü çocuk !!

Bir aralık akşamı

Seni sol göğsünün üstünden
Beni can evimden vurdular....

 

 

 

 29-12-2008

 

 

KRDLN

 

 

 

20 Ekim 2000 tarihinde, Türkiye hapishanelerinde bine yakın siyasi tutsağın izolasyon politikalarına karşı başlatmış olduğu SAG eylemi; 19 Kasım 2000 tarihinden itibaren ÖLÜM ORUCU’na dönüştürülmüştü.

Bu gelişmelere bağlı olarak, Avrupa’nın çeşitli kentlerinde, Türkiye’deki ölüm oruçlarıyla dayanışma amacıyla açlık grevleri örgütlendi. Böyle bir dayanışma açlık grevi de, 29 Kasım 2000 tarihinde Hollanda’nın Rotterdam kentinde başlatıldı.

Eylemin basına ve kamuoyuna yansımasının ardından, belediye binasının önündeki açlık grevi çadırına yönelik çeşitli provokasyonlar gündeme geldi. Fakat, her defasında bu provokatif girişimler açlık grevcileri tarafından boşa çıkartıldı.

Ne var ki, bu provokatif girişimlerin arkası kesilmedi. Son olarak, 9 Aralık 2000 tarihinde, açlık grevi çadırı önünde yapılan Grup Yorum konseri sırasında yeni bir provokasyon girişiminde bulunuldu. Bu girişim de açlık grevcilerinin soğukkanlı tutumuyla kısa bir süre içerisinde boşa çıkartıldı. Aynı günün akşamı, saat 19:00 sıralarında Türkiye’de adına ülkücü-bozkurt denen 30-40 kişilik bir grup, "ülkücü hareket engellenemez!" sloganlarıyla çadırda bulunan açlık grevcilerine saldırdı. Bu saldırının sonucunda, çadırımızda destek amacıyla açlık grevi yapan CAFER DERELİ isimli yoldaşımız, kalbinin üzerine aldığı ağır bıçak darbeleriyle katledildi.

Saldırının kısa bir süre içerisinde gerçekleşmesi, tümüyle organize ve planlı bir saldırı olduğunu göstermektedir. Hollanda polisinin açlık grevi çadırının çok yakınında olmasına rağmen, olay yerine yaklaşık 3 saat sonra gelmesi bu iddiamızı doğrulamaktadır. Bu saldırıdan; Türkiye devleti ve onun Hollanda’daki uzantıları olan sivil faşist çeteler sorumludur.

 

10 aralık 2000


 

"seni sol gögsünün üstünden, beni can evimden vurdular...

 

Vurmayi en iyi onlar bilir !!!! "


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : bizi,vurdular

11/11/2009 - Gün senin günün... Doğum günün.....




Söndür mumları sevdiceğim...
Kadehler şerefine kalkıyor bugün
Işıkların altında
Pavyonlardaki en güzel sesli kadınlar
En güzel şarkıları senin için söylüyorlar...
içki masalarında..
Gün senin günün.. Doğum günün...

Söndür mumları sevdıceğim...
Kapında yeni yeni sevdalar...
Haydi arabesk şiirlenden derlenmiş
Alıntı bir aşk sun onlara
Biraz İbrahim Sadri biraz uğur Aslandan
Biraz da bedirhan gökçeden kattınmı
Yenilmez tadından...

Hiçkimsenin mecnunu
Herkesin Leylası dudaklarından...
Aşkı anlatan dudaklarından ateş yarısı
Baş ağrısı
Bal tatlısı
Zehir ağısı
Yalancı dudaklarından
Bir iç çekimlik nefesini dökte
Söndür mumları sevdiceğim
gülüşümü söndürdüğün gibi söndür...
Hiç üşenmeden
üşümeden...
Hunharca bir cinayeti tasarlar gibi
Yavaş yavaş
Acele etmeden..

Söndür mumları sevdiceğim..
Gün senin günün..
At başından ağrıları beni attığın gibi
Dertlerini sat... beni sattığın gibi..
Dert etme hercai arılığını
Vebalini yükle gitsin hayatın boynuna
Kader de.. Felek de...
Kendinden başka kimseyi sevme..
Nasılsa yok olup gitmedi mi tüm sevdiklerin..
Silinmedi mi aşkların bir tek kalemde

Söndür mumları sevdiceğim... Söndür....
Haydi..
Bu doğum gününde de beni öldür....






krdln




Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

......

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

hosgeldin ziyaret nice ayriliklara bizi vurdular

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım